Yöneticilerimizi kendimiz seçmek istiyoruz

Halkçılar Tabanın Sesi hareketi olarak parti içi demokrasiyi işletmek hedefiyle bir araya geldiğimiz günden bu yana, hepimizin ortak bir hayali ve talebi var:

19.09.2018 00:00


“Parti üyelerimiz ve tüm haklarımızın tam manasıyla korunduğu demokratik ve adil bir Türkiye`de, huzur, refah, barış içinde yaşamak.”

Bunun ise, ancak sağlıklı bir örgütleme ile seçilen yöneticilerimizin bilimin ışığında stratejiler geçiştirerek işleyen bir denge ve denetleme sistemiyle mümkün olduğunu biliyoruz. Bu hayali gerçekleştirebilmek üzere, çalışan çaba gösteren yurtseverler olarak bir aradayız.

Biliyoruz ki, demokrasi kültürünü geliştirebilmenin en önemli yollarından biri, daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirliğin sağlanması... Bu ikisini tesis etmemiz gereken ilk yer ise TBMM. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bizim meselelerimize çözümler getirmek adına temsilcilerimizi seçerek gönderdiğimiz, hepimizin ortak temsil alanı, parlamentomuz. Demokrasimizin güçlenmesi, yöneticilerimizin ve seçilecek vekillerimizin gerçek anlamda hesap verebilir olabilmesi için biz seçmenler ile temsilcilerimiz arasında şeffaf ve doğrudan bir ilişki olmasını çok önemli görüyoruz.

Ne var ki, siyasi partiler ve seçim kanunlarının düzenleniş biçimi, milletvekillerinin adaylık sürecinde, seçmenlerden ziyade siyasi parti genel merkezlerine ve liderlerine avantaj sağlıyor. Bunun sonucunda vekil adayları büyük ölçüde parti liderlerinin kontrolünde seçiliyor. Tekrar seçilebilmeleri için kendi seçmenlerinden önce parti liderlerinin gönüllerini hoş tutmaları gerektiğini biliyorlar. Bu da çarpık bir hesap verme anlayışına sebep oluyor. Aynı zamanda yüzde 10 seçim barajı, temsili yetin önünde önemli bir engel olarak ortada dururken, bireylerin demokrasiye olan inancını zedeliyor.

Milletvekillerimizin doğrudan seçmenlere, yöneticilerimizin ise örgüte karşı sorumlu olmaları, demokrasimiz açısından hayati önem taşıyor. Taban Hareketi olarak, bizi çok ilgilendiren siyasi süreçlere, seçimden seçime değil, sürekli biçimde katılabilmemiz ancak bu şekilde mümkün olabilir. Bunun için de, hem seçim kanunumuzu hem de siyasi partiler kanunumuzu yenilemeli; çok yüksek olan yüzde 10 seçim barajını toplumun tüm kesimlerini dikkate alarak düşürmeli; seçmen ile vekil arasındaki aracıları en aza indirmeyi Taban Hareketi olarak her fırsatta dile getirmeliyiz.

Yapılan seçimler gelip geçicidir, fakat demokrasimizin karşı karşıya olduğu sorunları çözebilmek için var gücümüzle çalışma gereği ortadan kalkmayacak. Biz Taban Hareketi olarak, seçim sistemi ve siyasi partiler kanununun, öncelikli biçimde değiştirilmesi gereken alanlar olduğuna inanıyoruz. Bu alanlarda, yukarıda ifade ettiğimiz bakış açısıyla yapılacak değişikliklerin demokrasimizi geliştireceğini; vatandaşlar olarak hepimizin kendisini ait ve sorumlu hissettiği bir ortam yaratacağını biliyoruz. Bu vesileyle, Taban Hareketi olarak, bu alanlardaki çabalarımızın sonrasında da artarak devam edeceğini ilan ediyoruz. Demokratik ve özgür bir ülke için yöneticilerimizi kendimiz seçmek istiyoruz!
Burhanettin Yılmaz