Süleymancılar kimin torunu çıktı


Milli Görüş camiasına yakınlığıyla bilinen, Hürses gazetesi yazarı Fehmi Çalmuk bugünkü köşesinde, Süleymancılar Cemaati ile ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

29.08.2018 04:32

Milli Görüş camiasına yakınlığıyla bilinen, Hürses gazetesi yazarı Fehmi Çalmuk bugünkü köşesinde, Süleymancılar Cemaati ile ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Çalmuk, 30 Ekim 1958 yılındaki bir ölüm ilanından bahsettiği yazısında, Süleymancılar cemaatinin 2016'da ölene kadar lideri olan Arif Ahmet Denizolgun'un yeğeni, 24 Haziran seçimlerinde AKP'den İstanbul Milletvekili seçilen Fatih Süleyman Denizolgun'un, Osmanlı Sadrazamı Mustafa Reşit Paşa'nın torunu olduğunu ileri sürdü.


Çalmuk ayrıca, ortaya çıkardığı bu iddia için, "Tarihin bize yüklediği tarihi misyon içinde tarihe tanıklık için yazıyorum" diye belirtti.

(Çalmuk'un yazısında bahsettiği 1958 tarihli o ilan)

Çalmuk'un yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

"Bu aziz Millet ile 'unutmamaya, unutturmamaya' devam edeceğiz dedik ya geçen arşivde bir ölüm ilanı ilişti gözüme… 30 Ekim 1958’e ait bir ölüm ilanı 'Merhum Mustafa Reşit Paşa’nın torunu' diye başlıyor. 

Mustafa Reşit Paşa’yı hatırlayalım ilk önce: Eylül 1836'da Londra Büyükelçiliğine atandığında dünyayı yönlendiren İngiliz diplomasisinin farkında olan Mustafa Reşit Paşa, Kavalılı Mehmet Ali Paşa nedeniyle Mısır sorununun ancak İngiltere'nin aracılığı ile nihayete ereceğine inanıyordu. Bununla yetinmedi. İngiltere’nin reform isteklerini bir lahiya ile İstanbul’a yazdı. Askeri yenilikler, tarım ve ticaret reformları, fabrikaların açılmasına ilaveten vergi yöntemlerinin değiştirilmesini istedi. Fazla zaman geçmeden İstanbul’a döndüğünde 16 Ağustos 1838'de İngiltere ile bir ticaret anlaşması imzalanmasını sağladı. Bu anlaşmaya göre tekeller kaldırılıyor İngiltere'ye Osmanlı topraklarında geniş ticaret hakları tanınıyordu. Bu ilişkiler sayesinde İngiltere'den sözlü olarak Mısır'a karşı Osmanlı Devleti'ne yardım vaadini almayı başardı. Bir yıl daha Londra’ya elçi olarak atandı. 1839 yılında İstanbul’a geldiğinde Abdülmecid tahta yeni geçmişti. Elçi iken yapamadığını Sultan Abdülmecit’e anlattı ve Gülhane-i Hattı Hümayunu'nu ya da öteki adı ile Tanzimat Fermanı'nı ortaya çıkardı. 3 Kasım 1839 günü Gülhane Bahçesi'nde padişahın ağzından okunan yeni ferman bir bakıma Mısır’ı terk etmekti. Tazminat fermanı Cumhuriyet ilanını hazırlayan süreçtir.

İlana geri dönelim: 'Merhum Mustafa Reşit Paşa’nın torunu, Hacı Abdi Paşa ve Hacı Seyyide Halet Hanımefendi’nin kızı, Büyük Millet Meclisi ilk devresi İstanbul Mensubu Hacı Arif Bey’in gelini, Şurayı devlet azalarından emekli merhum Cevdet Bey’in eşi, Olgun iş şirketi müteahhitlerinden Kamil Denizolgun’un Ertuğrul Denizolgun’un, Çamlıca Briket Blok imlathanesi sahibi müteahhit Ahmet Ebdi Denizolgun’un kıymetli anneleri, kaptan Kadri Dengiz’in albası, Hakim Nizamettin Özdeniz’in kardeşi Yüksek mühendis Kutal Cengiz’in halası HACCÜLHAREMİN Seyyide Fatma Nesibe Denizolgun’un vefatının kırkıncı gününe tesadüf eden' günde Kur’anı Kerim kıraatı ve mevlidi şerif okunacağına ilişkin Milliyet gazetesi’nde yer alan ilandı. 

Denizolgun deyince aklıma merhum Arif Ahmet Denizolgun geldi. Necmettin Erbakan’ın birinci parti çıktığı 1995 seçimlerinde Refah Partisi’nden milletvekili seçilmiş, 28 Şubat döneminde istifa ederek bağımsız kalmış, 1999 seçimlerinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in görevlendirilmesiyle Ulaştırma Bakanı olmuştu. Yaygın değimiyle Sülaymancılar, kendi değimiyle Süleymanlılar’ın lideriydi. 2016 yılında vefat edene kadar cemaatin başında kaldı.  

Arif Ahmet Denizolgun, Ak Parti’den milletvekili seçilen ve uzunca dönem milletvekili seçilen Mehmet Beyazıt Denizolgun ve kendisinden sonra 24 Haziran seçimlerde Ak Parti’den İstanbul Milletvekili seçilen oğlu Fatih Süleyman Denizolgun Mustafa Reşit Paşa’nın torunu olduğu ortaya çıktı. 

Hemen belirteyim: Bu satırları suçlama, hakaret ve başta bir gaye için yazmıyorum. Tarihin bize yüklediği tarihi misyon içinde tarihe tanıklık için yazıyorum. 

Yoksa merhum Necmettin Erbakan hocam da, Recep Tayyip Erdoğan’da Süleymancılar ile siyasi ilişkileri çok iyi olmadı. Erbakan hocamı'münafıklıkla' suçlama şöyle dursun mensubu bulunduğum İmam Hatiplere 'İmam Hatap' (Odun İmamlar) diyecek kadar ileri giden, Diyanet İmamlarının arkasında halen 'Darül Harp’in imamları' diyerek namaz kılmayan Süleymancılar’ın izine Moğolistan’da kurdukları Kur’an Kurslarıyla rastladım. Kamboçya’da Kur’an kursu faaliyeti yaptıklarını duyunca oldukça şaşırmıştım. 

Başkan Erdoğan’ın annesi merhum Tenzile Erdoğan’ın ayak ucunda yattığı Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri ömrünü Kur’an hizmetine vermiş bir alim. 1959 yılında vefat ettiğinde kızı Hatice Bedia; Galatasaray Lisesi mezunu olan 1965 yılında Millet Partisi’nden başlayarak Adalet Partisi’nden 1980 yılına kadar milletvekili olan Kemal Kaçar’ın eşi olmuştu. 

Süleyman Hilmi Tunahan’ın diğer kızı Feriha Ferhan hanım ise müteahhit Hüseyin Kamil Denizolgun ile evlendi. Bu evlilikten Mehmet Beyazıt Denizolgun, Arif Ahmet Denizolgun ve Gülderen (Kuriş) isminde üç çocuğu oldu. Kemal Kaçar’ın 2000 yılında vefat etmesiyle cemaat liderliğine Arif Ahmet Denizolgun geldi. Bu görevi 16 yıl sürdüren Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında vefatıyla birlikte cemaat liderlerine Denizolgun kardeşler yerine Gülderen Kuriş’un oğlu Alihan Kuriş geldi. 

Kuriş soyadı bize yabancı gelmedi. 28 Şubat döneminde Hizbullah’ın terör estirdiği domuz bağı ile onlarca kişiyi toplu mezarlara koyduğu bir dönemde katledilen aktivist Gonca Kuriş’in akrabası.

Velhasılı büyük Millet her zaman bir çıkış bulur Rabbimin izniyle…Bize her yeni bir yol, yeni bir Ergenekon…"

188

Hava Durumu ANKARA

Yeni anket?

Oyunuz Gönderilmiştir
Ankete Katıl