AKÇE Başkanı İsmail KIRMIZI İle Röportajımız


Geçtiğimiz Günlerde Esenyurt Akçaburgaz Mahallesi’nde Açılışı Yapılan AKÇE Başkanı İsmail KIRMIZI İle Röportajımız:Toplumun engellilere karşı önyargılı bakış açısı değişmedikçe hangi yasa çıkarsa çıksın uygulamalarda hep sorun yaşanacaktır.

06.08.2018 15:29

 -Şuan bedelsel engelliler için sizin eksik gördüğünüz veya onlar tarafından dile getirilen toplumsal sorunlar ve şikâyetler nelerdir?

Ne yazık ki toplumumuz eskisi kadar duyarlı değil. Aslında çevremizde yaşanan olumsuz olaylar herkesi çok etkiliyor. Eskiden böyle değildik toplum olarak… Komşuluk,dostluk, aile bağları çok etkili idi. Şimdi ise bunlar giderek zayıflıyor herkes bir yaşam ve maddi kaygı içerisinde hızlı bir hayat döngüsü içinde mücadele etmeye çalışırken etrafına ilgisizleşiyor.  Çevresindeki sorunları görmüyorlar çünkü kendi duyguları, kendi çocukları ve aileleri ile ilgili yaşanan sıkıntılar,toplumsal sıkıntılarının önüne geçiyor. Tabi ki bunlar da çok önemli ama içinde bulunulan toplumun da sorunlarının farkında olmak gerekiyor. Aynı duyarsızlıkla hayvanlara,  doğaya ve çevreye karşı yapılanları da göremiyoruz bu konularda hassas davranamadığımız gibi engellilere karşı da hassas davranamıyoruz. Ama iyi ve farkındalığı yükselen insanların da sayısı giderek artıyor. Zaten sosyal anlamda şehircilik planlamasında engelliye çok fazla hak tanınmıyor. Yollarda erişilebilirlik noktasında çok eksikliklerimiz var yollar müsait değil otobüsler müsait değil kaldırımlar müsait değil metroya binerken zorlanılıyor, özellikle dolmuşlara binmek imkânsız oluyor ve sıkıntılar yaşanıyor. Ayrıca birçok nedenden dolayı toplum içine karışmıyorlar karıştıklarında da böyle sıkıntılar ortaya çıkıyor.Evlerimiz bile uygun değil bugün hepimizin bir engelli adayı olduğu ülkede apartmanların girişine bile 6-7 basamakla çıkılıyor, oradan asansöre üç-beş basamak daha oluyor. Bazı binaların hiç asansörü yok bazı binaların asansörleri o kadar küçük ki tekerlekli sandalye sığmıyor. İnsanlar bu etkenler yüzünden dışarıya çıkamıyorlar. Tabi bu konuda çalışma yapan belediyeler de yok değil,bazen hastaneye ulaşmaları için araç gönderiyorlar, bazıları ev hizmeti veriyorlar ama yeterli değil. Engellilerin dışarıya çıkamama durumlarından dolayı sosyalleşmeleri zor oluyor dışarıya çıktıklarında ise gidebilecekleri uygun yerler çok fazla olmuyor. Kafeler, lokantalar, sinemalar, tiyatrolar her yerde aynı sıkıntı ile karşılaşıyorlar sosyal olamıyorlar, seslerini duyuramıyorlar gerekli mercilere, bazıları duyursa bile büyük bir çoğunluğu mahrum. Eğitimde engelli öğrenciler için tasarlanmış sınıfları olan okullar varama yine de çok ender. Bizim derneğimiz yeni faaliyete geçti, henüz maddi konuda çok zayıfız. Bizim için bir yer tahsis edilmesi için gerekli mercilere gittik ve henüz bir sonuç alamadık. Esnafın yardımı ile kira ve diğer giderlerimizi ne kadar zaman karşılaya biliriz ki? Sadece seçim zamanı değil ya da basın karşısında gösteriş olsun diye değil, gönülden ve Allah rızası için bizlerin elinden tutmalı devlet büyüklerimiz. Verilen sözler tutulmalı, o kadar çok dernek var ki hanginize yer tahsis edelim ya da bekleyin bakalım gibi sözlerle baştan savulmamalı. Kendi kendimize yete bilmemiz için bize bir gelir kapısı oluşturmak o kadar zor mu? Gazetemizi kurduk basım konusunda bile bir el uzanmadı henüz. Biz vicdan büyüklüğü istiyoruz, makam büyüklüğü değil.

Engellilerin genel sorunları bence eğitim, sağlık, istihdam, sosyal güvenlik,rehabilitasyon, erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik vb gibi sıralanabilir. Bu başlıkların altında daha yüzlerce sorun yatmaktadır. Yıllardır savunduğum gibi engellilerin yaşamış olduğu sorunların çözümü toplumun bu konuda eğitimli ve bilinçli olması ve engellilere karşı olumsuz olan bakış açılarının değişmesiyle çözüme kavuşacağıdır. Toplumun engellilere karşı ön yargılı bakış açısı değişmedikçe hangi yasa çıkarsa çıksın uygulamalarda hep sorun yaşanacaktır.Malumunuz Anayasamızın eşitlikle ilgili maddesine engellilere karşı pozitif ayrımcılık getirdiler. Peki, bu pozitif ayrımcılığın uygulandığını gören oldu mu hiç? Engellilerin yanıtlarıyla sorular bulalım. Sosyal hayatlarının ne kadar yolunda gittiğini kendinizi onların yerine koyarak bir sorup cevaplayalım mı şimdi?  Yolda gidemeyen ben, kaldırımları kullanamayan ben, ulaşım araçlarını kullanamayan ben, duraklardan istifade edemeyen ben, sinemaya, tiyatroya, lokantalara, pastanelere, mağazalara gidemeyen giremeyen ben, tuvaletin gelince zorluk yaşayan ben, ibadet etmek için ne camiye ne de cem evine giremeyen ben şimdi soruyorum nerede bu pozitif ayrımcılık uygulaması? İşte bu nedenle toplum engelliler konusunda eğitimli ve bilinçli olmadıkça bizim sorunlarımız çözüme kavuşmayacaktır.

-Engelli arkadaşlarımız, kardeşlerimiz için derneğiniz bünyesinde bizim ve okuyucularımızın yapabileceği şeyler nelerdir? Ne tavsiye edersiniz?

 Eğer yapabiliyorlarsa gönüllü olsunlar. Üye olsunlar. Mesela birisi diyebilir ben bu engelli kardeşimin abisi/ablası/kardeşi olmak istiyorum onunla birlikte haftada bir on günde bir vakit geçirebilirim. Her destek maddiyat demek değil bu şekilde de destek olmak zaman ayırmak her iki taraf için de mükemmel olacaktır buna inanıyoruz. Mesela organizasyonlarınız olduğunda katılmak isteriz derler. Gönüllülük sadece bi alanda ihtisas yapıp da eğitim vermek anlamına gelmiyor. Kişinin bir kamyoneti vardır bizi arar ben de varım diye biz de örneğin engelli arkadaşlarımıza teslim edilecek gıda yardımı veya kıyafet yardımı olan kutuları veririz ve yerlerine ulaştırırlar. Mesela çiçekçidir anneler günü yaklaşıyor kendisi engelli veya engelli annelerine birer çiçek vermek istiyorum der. Oyuncak dükkânı vardır ben şu kadar çocuğa oyuncak vermek istiyorum der. Bir pastaneci çıkıp engelli kardeşimin doğum günü organizasyonuna ben de pasta yapmak istiyorum der. Yani özetle herkes kendine göre maddi/manevi/fiziki her türlü yardımı yapabilir ve bizimle irtibata geçebilirler.

Engelli arkadaşlarıma son olarak şunu söylemek istiyorum. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” ata sözünden yola çıkarak önce eğitimli ve bilinçli olmak için çaba göstersinler. Daha sonra derneğimiz çatısı altında sağlıklı bir şekilde örgütlenerek “Hak verilmez, hak alınır” düşüncesiyle hareket ederek haklarını savunarak almak için mücadele etmelerini istiyorum. Siz olmadan hiç kimse sizin adınıza mücadele edemez bunu asla unutmayın. Ayrıca sizlere de bu güzel röportajla bana zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum.

KısaAdı AKÇE Olan Akçaburgaz Engelli Gücü Derneğine Destek Konusunda Basın OlarakBizim Seslenişimiz:

Duyarlıvatandaşlarımıza, vicdan sahibi işadamlarına, Sn. Belediye Başkanımıza AKÇE’ninmaddi özgürlüğü açısından öncelikle bir dernek yeri ve sürekli gelir sağlayabilecekleri bir gelir ortamı oluşturulması konusunda yardımcı olacaklarına CANİGÖNÜLDEN inanıyoruz. Biliyoruz ki hepimiz bir ENGELLİ adayıyız ve bizlereyakışan bu arkadaşlarımıza DESTEK olmaktır, KÖSTEK olmak değil!

Haber: NurayAKBAŞ


Etiketler:
86

Hava Durumu ANKARA

Yeni anket?

Oyunuz Gönderilmiştir
Ankete Katıl